Bana göre üç farklı tipte film vardır;

Birincisi, insana hayatı sorgulatan, izlediğinizde bir şeyler öğreten, acaba mı diye size sorular sordurdan; the man from earth bunlardan biridir mesela.

İkincisi, izlediğiniz zamana hayıflandığınız, boşu boşuna gitti 2 saatim dedirten, zaman israfı filmler.

Üçüncüsü ise keyfili vakit geçirten, izlediğiniz zamanın dolu geçtiğine inandığınız için sizi mutlu eden filmlerdir.

Haaa işte. Bu film üçüncü kategoride bir film.

Bradley Cooper‘ı Hangover‘ı izleyenleriniz hatırlayacaktır. Bu sefer hem kamera arkasında hem kamera önünde bulunarak zorlu bir yol seçmiş kendine ama üstesinden geldiğini söyleyebiliriz.

Konu olarak çok klişe bir konuyu başarılı müzikler ve sürükleyici anlatımla güzel işlemiş.

Lady Gaga‘ya gelirsek; ben arkadaşın sadece ismini bildiğim ve ciddi manada tanımadığım için o mu, değil mi bilmiyordum. IMDB’ye baktığımda onun ismi yazıyordu ama google görsellerde arattığımda o değil diye düşünmüştüm. Çok önemseyip iyi incelememiştim açıkcası. Filmde oynuyor kısmı ise, sanırsam son sahnelerde falan çıkacak, gerçek kendisi o zaman gelir diye resmen saçma bir düşünceye dalmışım. Meğerse oymuş ve bence oyunculuğu da zirvede bırakması gerekiyormuş 🙂

Benim filmde ara ara en başarılı bulduğum konu ise, konser sahnelerindeki ışık başarısı.

Filmin görüntü yönetmeni kimse alkışları hak etmiyor değil.

Sonuç olarak film keyifliydi ve benim puanım 7.7.