BLOG BLOG

Category: Hayattan
Geçen gün bir yazılım uzmanı ile sohbet ettim

Geçen gün Türkiye’nin sayılı yerlerinden birinde çalışan yazılım uzmanı bir arkadaşla sohbet ettim. Sohbetimiz ilerlediğinde bana üniversitede programlama dilleri dersinde hangi dili öğretiyorsun diye sordu. Bense Go programlama dilini öğretiyorum dedim.

Commonlounge

Bazı siteler vardır ki bir kenara not etmeliyim der bookmark ların içinde kaybolsun istemezsiniz. İşte bu sitede öyle sitelerden biri. İçinde özellikle bilgisayar alanında mükemmel derslerin olduğu bir site.

Liberteryenizm

Bazen görüş ve düşüncelerimi çok ütopik bulduklarını dile getirirler. Bunu dile getirken insanlar, düşüncelerim çok iyi diye değil, gerçekleşmesi imkansız olduğu için kötü bulduklarından. Bense bu düşüncelerimden hiç vazgeçmedim. Bu blogda bazı yazılarda onlara zaman zaman değinirim.

Gündüz Vassaf

Tek kelime edip gidebilirim, totalitarizm.

Bu kelimeyi neredeyse çoğu yazısında kullanan ve kullanmaktan hiç çekinmeyen Gündüz Vassaf bu kelimeyi herkese öğretmeyi misyon edinmiş sanırsam.

Resmen herşeye karşı muhalif bir adam. Yatmaya, kalkmaya, ritüellere ve oluşturduğumuz saçma sapan olgulara…

Yapmak istediğim ev

Burası Slovakya’nın başkenti Bratislava’da bir kitapçı. İsmi Plural Bookshop. Niye paylaştığıma gelince, nedeni; evimin salonunu bu şekilde yapmak.

Bu merdiven basamakları biraz daha geniş olacak, en alt basamağa köşe takımı koyacaksın, bir üst basamağa yemek masası, en arka basamak cama bakıyor olacak ve oraya da okuma koltuğu koyacaksın. Cam olan duvarın tam karşısında ise projeksiyon oldu mu tamamdır bu yaşam alanı. Tabi hayaller ve gerçekler dediğinizi duyar gibi oluyorum.

Müziksiz kod yazılmaz

Apocalyptica’nın bu konserini az mı dinledim. Konser dinlerken daha keyifli oluyor bir şeyler yazmak.

Yabancı dizi izlemek

-Türk dizilerini sevmiyorum.

-Türk dizileri çok banel.

gibi gibi söylemleri zamanında yaptık ve halen yapanlarımız var. Hatta benimde söylemlerim bu yönde idi.

Titriyoruz Efendim

Herşeyin bir titreşim olduğunu söylüyorlar. Aynı titreşim grubundakiler birbirini görebiliyormuş. Peki ben titreşim seviye mi nasıl artırabilirim?

Bildiğim tek kaynak bu.

Girişimcilik üzerine bir alıntı

Dünya Ekonomik Forumu’nun bu yıl içerisinde yayınladığı Küresel Bilişim Teknolojisi Raporu’na göre Türkiye, girişim sermayesi bulma imkanı açısından 142 ülke arasında 82. sırada geliyor. Bu duruma göre fikriniz çok iyi ve karlı bile olsa para bulmanız çok zor. Aynı raporda Botswana’nın 46, Ruanda’nın 30, Kenya’nın ise 28 inci sırada olduğunu not düşmekte yarar var. Yani mevcut duruma göre bu ülkelerde risk sermayesi bulmak Türkiye’den daha kolay. Niyetim kesinlikle bu ülkeleri küçük görmek değil ama ülkemiz adına önemli bir gerçeğe işaret etmek. (Raporun İngilizce orjinaline göz atmak isteyenler şu linkten ulaşabilirler: http://bit.ly/KgA39F)

Bazen bir cümle yeter

Ayrıca Ömer Hayyam için tarihteki ilk bilinen savaş karşıtı eylemci yakıştırması da yapılmaktadır.

dedi vikipedi de Ömer Hayyam için. Sonra bu adama ben nasıl saygı duymayayım.

Matematikte her zaman kullandığın x var ya, aha bu adamdan geliyor.

Celali takvimi diye hicri ve miladi takvime göre daha hassas bi takvim yapmış oha diyorum.

Tarih notları

Urartular MÖ 900 de kurulmuş olup MÖ 590 da Medes lerle kapıştığında yıkırır. Bölge olarak Van bölgesine denk gelmektedir. Daha sonra bir kaç yy İskenderin egemenliğinde olan bölgede daha sonra Ermeni Krallığı kurulur. Sene MÖ 190. Ermeni krallığı 387 ye kadar devam eder sonra da Pers ve Roma İmpatorluğu egemenliği altında 450 lere kadar sürer.

Ermeni krallığının başkenti şu anda ki Diyarbakır Silvandır.

Notlar

Homo Sapiens’in bir kolu olan Neandertaller 3500 yıl önce tükendi.

Konya Çatalhöyük 800o yıl önce…

MÖ 5000 yıl önce Ur Mezopotamya şehri

MÖ 2500 Pers İmparatorluğu

Bilimsel Devrimlerin Çağı 1400–1700

Bu devir günümüzdeki atılımların yapıldığı ve devamlı adlarını andığımız adamların devri.

Kopernik, Kepler, Galilei, Boyle ve Newton var…

Batı ve Diğerleri

Farklı medeniyetlerin devletleri ve grupları arasındaki ilişkiler yakın olmayacak ve genellikle düşmancıl bir niteliğe bürünecektir.

İslam ile Ortodoks, Hindu, Afrikalı ve Batılı Hıristiyan komşuları arasında var olandır.

Geleceğin tehlikeli çatışmaları ise;
. Batı’nın kibri,
. İslam’ın hoşgörüsüzlüğü,
. Çinlilerin aşırı inatçılığı
arasında olacaktır.

Newton çöktü, Kant yalan oldu

Saf aklın eleştirisi desem, doğuştan gelen bilgi desem, Immanuel Kant desem.

İsme bakın abi, ne kadar da karizmatik. Böyle ağzınızı doldura doldura söyleyin.

Immanuel Kant

Fizikçiler ve filozoflar

İskoç olan David Hume (1711- 1776) yıllarında yaşamıştır ve her kuğu beyazdır gibi temelsiz bir genelleme yapmıştır.

Daha sonraları ise gerçekten de Avustralya’nın batısına giden Avrupalılar orada siyah kuğu bulmuşlardır.

Imanuel Kant gibi bir adam ise yine aynı dönemlerde yaşamış olup (1724–1804) Bireyin nihai genel bilgiye ulaşması mümkün değildi der. Newton’un doğruyu bulabilmesi için safa akıldan başka bir şeye ihtiyacı olduğunu söyler.

Bu ve benzeri notlar almanın ve tamamen bilgiye aç olmanın arzusu olan bu tutum ve davranışların kaynağı neydi acaba. Bir Kant bir Hume olmasamda Pazar sabahı 3–5 saatlik bir uykunun sonucu kalkıp kitaplara gömülmenin derdi neydi acaba.

Doğruyu bulmak ve bu uğurda çaba sarfetmek mi ?

Peki neden bazı insanlar kıçınıı devirip yatmaktan mutlu olurken bazıları uğraşıp didinirler ?

Dallanıp budaklanmak

Burada ilgilenmek istediğim Immanuel Kant’ idi. Fakat onun etkilediği ve kendisinin etkilendiği kişilerin hayatına bakarken oradan oraya dallanıp budaklanarak ve soluğu MÖ.6 yy ile MS 19.yy’lar arasında aldım.

Kant’ın yaşadığı döneme baktığımızda 1724–1804 yılları arasındadır. Alman filozof olan Kant eleştirel felsefenin kurucusu sayılır. Bilimi temellendirerek, ahlakın ve dinin rasyonelliğini savunur.

Descartes’ in Rasyonelizm,
Hume’ un Emprizm’ den etkilenir.

… gibi hissetmek

Yine … gibi hissettiğim anlardan birindeyim. Zaten ne zaman … gibi hissetsem yazıyorum. Sanmayın ki bu adam yazıyor, o zaman keyfi yerinde.

Hiçbir şey yapasım yok. Yapacak o kadar şey varken.

Mutlu muyum değil miyim bilmiyorum, o derece.

1776 Ruhu

1776 Ruhu ya da Fransız devriminin tiranları, otokratları ve batıl inançlı rahipleri bütün dünyada etkisizleştirecekti. Otoriteye körü körüne itaatin yerine akılcı özyönetim geçecek, bütün insanlar özgür, eşit ve kendi kendilerinin efendisi olacaktı der Francis Fukuyama.

Bundan 240 yıl önce var olan o bilinç şu an nerede?

Bunca yıl sonra hala kendi kendimizin efendisi olamamakta neyin nesi?

Tutkunuz Var mı?

Mutlu olmak için bir neden ihtiyacınız yoktur. İhtiyacınız olan şey, sizi ayakta tutacak ve bu hayata sıkı sıkı tutunmanızı sağlayacak tutkular. Ama tutkularınızı seçerken dikkatli olmalısınız. Var olan tutku eş, çocuk, anne, baba, dost olgusundan daha çok nesnel ama ölümsüz şeyler olmalıdır.

Tutku deyince ölümlüler ile işimiz yok.

Ölümlü tutkular her an için sizi bırakmaya gebedir.

Lorem Ipsum

“Lorem Ipsum” diye başlar devam ederim…

Grafik tasarım yada yayıncılık ile uğraşanların genelde karşılaştığı cümledir “L0rem Ipsum Dolar Sit Amet”…

Bu cümleyi web sitesi şablonlarında defalarca görmeme rağmen ne anlama geldiğini merak etmemiştim. Bunun öylesine boşluk doldurmak için kullanılan bir cümle olduğunu düşünüyordum.

Kıyafete Muamele

Keyfi keder bir şekilde paspal dolaşan bir adamla yan yana sohbet etmek durumunda kaldınız mı ?

Ya da sohbet edilmeye değmeyeceğini mi düşündünüz?

Düşüncelerimiz de bile yer aldıramadığımız paspal adamın hiç mi kişiliğinin önemi yok?

O adamın yüzlerce kitap okumuş olma ihtimalini bile düşünemiyoruz dimi?

Bulunamayan Bilgi

Yeni bir şeyler öğrenmek için çaba sarf ettiğiniz ve hiçbir şey bulamadığınız oldu mu ? Eğer böyle bir durumla karşılaştıysanız siz de benim durumuma düşenlerdensiniz.

Her şeyi biliyorum havası yaratmak değildir bu, öğrenilecek hiçbir şey bulamama. Gerçek bilgiye ulaşamamanın ta kendisidir. Gerçek bilgiden kastım salt bilgi değil keyifle, istemsizce öğrenebileceğim bilgidir. Neredeydi peki bu istemsiz bilgi ?

Bırakın Nasihatı

Ufff, pufff yine başladı bu ya…

Gençken serzenişler içinde dinlediğimiz nasihatleri, biz vermeye başladığımızda, karşımızda ki insanla kurduğumuz empati sonucu aklımıza gelen ilk tepkidir bu.

Zamanında bizim de yapmış olduğumuz tepkinin aynısını, şimdi kendimize yapılacağını düşünerek ne gerek var nasihata diyenimiz oluyordur.

İnsan büyüdükçe büyükleri anlıyor. Ama büyük olmadan bu sözü bile anlayamayacağımız için en iyisi bırakın nutuk çekmeyi..