The Accountant

Ben Afleck’i önceden sevmezdim nedense. Her zaman bi itici gelmistir kendisi de filmleri de. Ama 2012 oscar alan ARGO filminden bu yana basarılı bulmaya basladım nedense.The Accountant filmi için ise birebir gitmis diyebilirim. Ama yine bu tarz aksiyon filmlerinde gözlerim Matt Dameon‘u aramıyor degil.

J.K. Simmons‘a baktığımda ise son zamanlarda ardı ardına karşıma çıkmaya başlayınca ister istemez bende adam ölmeden önce zirveye vurdu ama neye yarar diyesim geldi. Özellikle whiplash‘daki performansı ve La La Land ile ben burdayım demesi ve üstüne de bu filmde başarılı bir oyunculuk bu adama saygım sonsuz. Ama bu adam için şöyle bir durum söz konusu bence. yüzü tarzı o kadar karakteristik ki her filme her role gitmeyecektir bence, bu da bu arkadaş için bir handikap olsa gerek.

Filme geldiğimizde ise. otizim konu alınarak bu tars bir çocuğun eğitim süreci ve yaşanılanları işliyor. Bu yönü ile bu film Aamir Khan’ın Yerdeki Yıldızlar(Taare Zamneen Par) filmine benzetebiliri. Aamir Khan’ın filminde de disleksi hatalığına sahip bir çocuğun eğitimi işleniyordu. Bu tarz filmler insalarda farkındalık olusturabilme ihtimali çok başarılı ve bu film için ve diğer film için konuşursakta, belgesel niteliğinde bu insanların yaşadığı zorlukları işlemeyip arada bilgilendirmeci detaylar sunması sıkıcılığını azaltıyor.

Bence film başarılı bir filmdi. IMDB puanı şu an itibari ile 7.4 ve tam puanıdır diye düşünüyorum.

Aksiyon olması ise beyninizin yorgun olduğu bir zamanda bile izleyebileceğiniz anlamına geliyor. Bir Inception, bir Memento gibi beyni dumur edecek, izlerken yorulacağınız filmlerden değil, izlerken deşarj olacağınız bir film.

alierbey | 09/02/2017

Leave a Reply