Tutkunuz Var mı?

Mutlu olmak için bir neden ihtiyacınız yoktur. İhtiyacınız olan şey, sizi ayakta tutacak ve bu hayata sıkı sıkı tutunmanızı sağlayacak tutkular. Ama tutkularınızı seçerken dikkatli olmalısınız. Var olan tutku eş, çocuk, anne, baba, dost olgusundan daha çok nesnel ama ölümsüz şeyler olmalıdır.

Tutku deyince ölümlüler ile işimiz yok.

Ölümlü tutkular her an için sizi bırakmaya gebedir.

Siz tutkularınızla ile varsınız ve bu tutkular yitip tükendiği zaman sizde kendinizi yitip tüketirsiniz.

Bakın etrafınıza, çoğu kişi, kendini çocuklarına, eşlerine adamışlardır. Peki gerçekte öyle midir? Evet, öyledir . O zaman şartlarında gerçeğin ta kendisi odur. Yapılan doğru mudur? Doğruluğu tartışılır.

O zaman diliminden tutkularınızdan önce siz yitip giderseniz, kaybettiğiniz bir şey yok demektir. Ama hayatın acımasız olduğu gerçeği ile karşı karşıya kalmanız söz konusu olabilir. Sizin tutkuyla bağlandığınız şey elinizden alınıverirse acımasız hayata isyan bayrağını da çekersiniz. İsyan etmemek yaşamak için varız ve daha fazla halil sezai’ye ihtiyaç yoktur kanımca.

Hayatınızı mutlu yaşamaksa amaç, bunun yolu sizden geçiyor der, kişisel gelişim zırvaları. Bir nebze doğrudur. Doğduğunuz ortamı değilse bile, yaşayacağınız ortamı siz seçiyorsunuz. Nerede, nasıl yaşayacağınız, sizin kendi çalışmalarınızın ürünü. Burada adil olmayan tek şey var! O da çalışarak elde etmeniz gereken zorlukların eşit olmaması. Ama başarı hikayelerinde nelerin nelere kadir olabileceği görmüyor, duymuyor değiliz.

Zaten mutluluk için, başarı hikayesi yaratmanıza da gerek yok. Tutku yaratmanız gerekmekte.

Bu en malak şeyde olabilir en ekstrem şeyde olabilir. Yaptığınız maket bile bir tutkunuz olabilir. Amaç, bunu hayatınızın her aşamasına yaymanız. Her boşlukta, her yoklukta nefes almanızı sağlamanız.

Ya tutkularımız yoksa?

O zaman ilk önce kendinizi tanımanız gerekmekte.

Kendinizi tanıyorsanız neyi yapmaktan, neye bağlanmaktan zevk alacaksınız?

Dünya da kimse var olmadığında intihar mı edeceksiniz? I’am legend’da kendinizi Will Smith yerine koyun. Nasıl yaşardınız?

Bunun cevabı sizin tutkunuz. Onunla yaşayacağınızı, hayatınızın misyonunun o olduğunu, kendinize açıkladığınız anda yaşamaya başlarsınız ve yaşadıkça yaşatırsınız ve sevgi-saygı da cabası.

alierbey | 30/09/2016

Leave a Reply